The Secret of Successful Marketing

Pazarlama Stratejileri, Araçlar, Teknikler, Yöntemler, Örnekler, Satış Artırıcı Çalışmalar, Sistemler, Alan Çalışmaları, E-Ticaret, E-İş (E-Business), Satış Kanalları Yönetimi, Müşteri İlişkileri CRM, Kurumsal Kaynak Planmala ERP, Ürün, Marka Yönetimi, Dünyadaki Örnekler, Yönetim Guruları, Türkiye'deki uygulamalar vb..

Download E-Kitap
  • Dijital Pazarlama Eğitim

    Dijital Pazarlama Eğitim

  • Nullam posuere felis a lacus tempor eget dignissim arcu adipiscing.

Box heading

Nullam posuere felis a lacus tempor eget dignissim arcu adipiscing. Donec est est, rutrum vitae bibendum vel, suscipit non metus.
Read More

Box heading

Nullam posuere felis a lacus tempor eget dignissim arcu adipiscing. Donec est est, rutrum vitae bibendum vel, suscipit non metus.
Read More

Box heading

Nullam posuere felis a lacus tempor eget dignissim arcu adipiscing. Donec est est, rutrum vitae bibendum vel, suscipit non metus.
Read More

Box heading

Nullam posuere felis a lacus tempor eget dignissim arcu adipiscing. Donec est est, rutrum vitae bibendum vel, suscipit non metus.
Read More

EPDK’dan 4 Kritik Karar

epdkEPDK Lisans Yönetmeliğinde değişiklikler yaparak dört uygulamayı hayata geçirdi.

1-) ÖTV’siz yakıtta usulsüzlük yapan lisans alamayacak.

2-) Dağıtıcılar, altı ay içerisinde en az 5 bayilik sözleşmesi yapmak zorundalar

3-) 6 ay çalışmayan istasyonun lisansı iptal edilecek

4-) Tüm antrepolardaki boru hatlarına sayaç takılacak.

Üretici fiyatları düşmeden enflasyon geriler mi?

tuikTUIK – Türkiye İstatistik Kurumu, yurt içi üretici fiyat endeksi rakamlarını açıkladı.. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2014 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %0,92, bir önceki yılın Aralık ayına göre %8,22, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,10 ve on iki aylık ortalamalara göre %10,11 artış gösterdi.

Yurt içi üretici fiyat endeksi değişim oranları (2003=100), 2013-2014

1-204.jpg
Yurt içi üretici fiyat endeksi (2003=100), 2013-2014
(Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranları)
2-166.jpg
Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %0,32 artış, imalat sanayi sektöründe %0,35 artış, elektrik ve gaz sektöründe %6,92 artış ve su sektöründe %2,54 artış olarak gerçekleşti.
Yurt içi üretici fiyat endeksi ve değişim oranları (2003=100), Ekim 20143-090.jpg
En yüksek aylık artış elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirmede gerçekleşti
Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme (%6,92), su ve suyun arıtılması ve dağıtılması (%2,54), bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler (%2,39) alt sektörleridir. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri (%-5,64), ham petrol ve doğal gaz (%-2,30), ve deri ve ilgili ürünler (%-1,56) bir ay önceye göre endekslerin en fazla gerilediği alt sektörler oldu.Ana sanayi gruplarında en yüksek artış enerji malında gerçekleştiAna sanayi grupları sınıflamasına göre 2014 yılı Ekim ayında en yüksek aylık artış enerji mallarında ve en yüksek yıllık artış dayanıksız tüketim mallarında gerçekleşti.Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ana sanayi grupları ve değişim oranları (2003=100), Ekim 20144-048.jpg

Yeni pazarlama profesyonellerinin bilmesi gereken 59 anahtar

Pazarlamaprofesyonel

  1. Trendler ve Değişim Süreci
  2. Müşteride Değişimi ve Beklentiyi Yönetmek
  3. 4P ( Product, Price, Place, Promotion )
  4. 4C (Customer Value Added, Cost to Costumer, Convenience, Communication)
  5. Beklentileri Yönetmek ve Yönetişim Döngüsü
  6. Küreselleşme Surecinde Müşteri İlişkileri Yönetişimi ve 4C
  7. Değişim ve Müşteri Ustun Süreçler ( CRM )
  8. Değişim ve Risk Yönetimi
  9. Hızlı Değişime Çözüm Olarak CRM
  10. Müşteri Odaklı Olmak / Müşteri Odaklı Değişimi Yönetmek
  11. Müşteri İlişkilerinde Fark Yaratmak ( CVA )
  12. Beklenti ve Urun Yönetimi, Urun, Genişletilmiş Urun
  13. Müşteri Omur Boyu Yasam Değeri ve Döngüsü
  14. Urun Pazarlamadan Fayda ve Çözüm Pazarlamaya Workshop
  15. Yeni Küresel  Rekabet Stratejileri, Farkı Yönetmek, Maliyetleri Yönetmek
  16. Müşteri İlişkilerinde Fark Yaratma ve Beklenti Analizi Workshop
  17. Müşteri Şikâyetlerini / Önerilerini Ele Alma
  18. Müşteriyi Elde Tutma, Geri Kazanma ve Sürdürülebilir İlişki
  19. Çağdaş Rekabet Unsurları ve Maliyet Yönetimi
  20. Hedef Maliyetleme
  21. Rekabetçi Strateji Geliştirmek, SWOT, Kritik Başarı Faktörleri, Değer Zinciri
  22. Başarı ve Başarısızlık Öyküleri
  23. Müşteri İlişkileri Yönetimine Geçiş İçin Ana Yol Haritası Uygulaması
  24. Pazarlama Yönetimi, Stratejileri ( Doğru Müşterinin Seçimi ) ve 4P
  25. İşletmenin Pazarlama Stratejisine Göre Müşteri İlişkileri Süreçlerinin Yapılandırılması ( Amaç / Strateji / Taktik / Politika )
  26. Pazar Talebini Tahmin Edebilme Ölçebilme Beceri ve Sistemleri
    1. Potansiyel Pazar
    2. Hedef Pazar
  27. Pazarlama Bilgi Sistemi ve Pazar Araştırması
  28. Pazarlama Bilgi Sisteminin Önemi
  29. Pazar Araştırmasının Aşamaları / Pazar Araştırma Grupları ve Faydaları
  30. Pazar Segment Araştırması Workshop
  31. Pazar Rakip ve Fiyat Araştırması Rekabet Stratejileri Workshop
  32. Satışa Yönelik Pazarlama / Pazara Yönelik Pazarlama / Ürüne Yönelik Pazarlama
  33. Stratejik Pazarlamanın Aşamaları
  34. İlişkisel Pazarlama ( One to One Marketing/Direct Marketing )
  35. Geleneksel Satış ve İlişkisel Pazarlama Kıyaslaması
  36. İlişkisel Pazarlama ve Avantajları
  37. İlişkisel Pazarlamanın Adımları
  38. Segmentasyonun Önemi, Database Oluşturma, Pareto Analizi ve Optimizasyon
  39. Kurum SWOT’u ve Rolü
  40. Müşteriler ve Segmentler (Segmentasyon)
  41. Pareto ve Optimizasyon
  42. İlişkisel Pazarlamaya Geçiş Workshop
  43. Fiyatlandırma ve Geleneksel Rekabet Stratejileri
  44. Fiyat Belirleme ve 4P Pazarlama Karması
  45. Fiyatlandırma Yöntemleri
  46. Geleneksel Rekabet Stratejileri
  47. Paydaş Müşteri Dağıtım Kanalları
  48. Kısaca Tedarik Zinciri Yönetimi Mantığı
  49. Dağıtım Kanalı Türleri
  50. Bayilik mi? Franchising mi?
  51. Dağıtım Politikaları
  52. Bayii Kimdir? / Bayii Kullanmanın Amacı  / Bayii Seçimi Öncesinde ve Seçiminde Dikkat Edilecek Noktalar
  53. Franchise Kimdir? / Franchise Kullanmanın Amacı  / Franchise Seçimi Öncesinde ve Seçiminde Dikkat Edilecek Noktalar
  54. Sözleşme Süreci ve Hukuksal Altyapısı ( Ürün Tanımı / Bölge Tanımı / Iskonto ve Satış Alış Şartları / Tahsilat ve Ödeme / Ürün Stoğu / Müşteri Yükümlülükleri / Asgari Satış Miktarı / Bilgi Aktarımı / Teminat / Sözleşme İptali )
  55. Bayii-Franchise Desteklenmesi
  56. Olması Gerekenler  (Türkiye’de Bayii_Franchise Mantığı / Tanzim Teşhir / Stok Ve Stok Denetimi)
  57. Anahtar Müşteri ( Key Account ) İlişkileri Yönetimi
  58. Anahtar Müşteri Veritabanı ve Risk Yönetimi
  59. Anahtar Müşterilerle Süreç Takibi ve İletişimi

Tatışılmaz En iyi: Microsoft Dynamics CRM

microsoft_dynamics_crm

microsoft_dynamics_crm

Yıllardır CRM teknolojileri ile Pazarlama süreçlerini yönetiyorum. Denediğim birçok çözümün yanında, pazarlama süreçlerini en etkin yönetebilen bir araçtan bahsetmeden olmaz.

Son Beş yıldır, hızlı değişen müşteri algısı, marka konumladırmalarında hız gerekiriyor.  Algıyı, hızlı ve etkin yönetmek için her değeri ölçmek, karşılaştırmak ve etkin pazarlama aksiyonlarında en iyi sonucu Microsoft Dynamics CRM vasıtası ile alabiliyorum.

Microsoft Dynamics CRM, satış, pazarlama ve müşteri hizmetleri ekiplerinizin tek vücut gibi çalışarak işletmenizin her etkileşim alanında kişisel deneyim sağlamalarına yardımcı olan müşteri ilişkileri yönetim çözümü.

 

CRM Nedir?

crm_nedir

crm_nedirCRM adı ile kalıplaşan, Müşteri İlişkileri Yönetimini, müşteriyi tanımak, müşteri ihtiyacını anlamak, ona uygun hizmetler ve ürünler geliştirmek ve bu bilginin organizasyon içinde paylaşılması olarak tanımlayabiliriz. Artık bilgiye ulaşmak teknoloji vasıtasıyla çok daha kolay oluyor. O bilgiyi işleyip ona göre ürün geliştirmek, müşteriyi daha iyi tanımak, ürün veya hizmette sıkıntı oluşturabilecek konuları yönetmek, marka imajını artırmak mümkün. Çok büyük kitlelere yönelik olarak birebir pazarlama ihtiyacı bugün ortaya çıktığı için bunu yapabilecek teknolojiler var.

Diğer bir deyişle CRM, “Doğru mal ya da hizmeti, doğru müşteriye, doğru zamanda ve fiyatla, doğru noktada sunmaktır” şeklinde tanımlanabilir. Bu tanımdaki dikkate değer ifade “doğru” sözcüğüdür. Klasik anlayışta yer alan, en düşük maliyet, en çok müşteri, her iletişim noktası, vb. hususlar yerine “doğru” tabiri kullanılmıştır.

CRM uygulamaları, firmaların mevcut müşteriler ile sürdürdükleri ilişkiyi geliştirmek, yeni müşteriler kazanmak ve tüm müşterilerin elde tutulmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. CRM uygulamaları, çağrı merkezleri gibi günümüzde yaygın olarak oluşturulmaya çalışılan hizmet noktalarında da başarıyla kullanılmaktadır. Internet ile bütün dünyaya, extranet ile iş ortakları ve kuruma özel dağıtım kanallarında, kurum içinde ise intranetlerde 7 gün 24 saat kullanılabilmektedir. Bu sayede verimli organizasyonların kurulması ve yüksek müşteri memnuniyeti sağlanmaktadır.

Kuşkusuz tüm bu gelişmelerin sağladığı küreselleşme özellikle iş dünyasında köklü değişikliklere neden oldu. Ürün odaklı çalışan firmaların neredeyse tamamı, mevcut organizasyonlarını müşteri odaklı yapıya dönüştürmek zorunda kaldı. Bu değişimin kök nedeninin, tamamen kitlesel pazarlamadan bireysel pazarlamaya dönen firmalar olduğu söylemek yanlış olmasa gerek. Üretim maliyetleri belli sınırlara dayanınca, rekabette öne çıkış yolu olarak satış ve pazarlama kanallarının daha verimli kullanılması gerekiyor. Bireye ulaşmak, bahsettiğimiz alternatif kanalların sağlanmasıyla daha kolaylaşmış gibi görünse de, verilen hizmetin kalitesi ve müşterinin kazanılması, benzer şartlarda rekabet eden firmalar için gün geçtikçe daha büyük önem kazanıyor. İşte bilşim teknolojileri, bu aşamada rekabet avantajı yaratacak konseptleri iş dünyasına sunuyor.

Karlılık

kar_pp

kar_ppRekabette avantaj sağlamak ve kârlılığı şans eseri sürdürmek çok zordur;  İş çevresinin rekabet koşulları, ekonomik, operasyonel koşullar, talep koşulları, karşılıklı-bağımlılık ilişkileri, rakip stratejileri  çok hızlı değişir. Üstelik; günümüzün değişen ekonomik koşullarında özellikle orta ölçekli kuruluşlar, büyümeyle birlikte, operasyonlarının tam kontrolünü sağlamak ve kârlılık düzeylerini sağlıklı bir seviyede tutmak için mücadele etmektedirler. Bu kuruluşların iş süreçlerini yeterince kavrayamamış olmaları genellikle birincil nedendir ve bu bir risktir.

Yeni ekonomi rekabet koşulları açısından geleneksel ekonomiye oranla daha hızlıdır ve tahmin edilemeyecek kadar büyük dalgalanmalar yaşatabilir. Giderek daha çok kullanılmaya başlanan ve rakipleri etkileyebilecek en önemli pazarlama stratejilerinden biri “Saldırgan Fiyatlandırma”dır. Saldırgan Fiyatlama; Piyasayı mümkün olduğu kadar kısa sürede ve bütünüyle ele geçirme düşüncesiyle firmanın malını, rakiplerine göre çok daha düşük bir fiyat belirlemesi durumudur. Giderek daha da çok kullanılmaya başlanmıştır. Saldırgan fiyatlandırma, zayıf rakipleri ulusal pazarın dışına itmek için fiyatın bir rekabet gücü olarak kullanılmasıdır. Rakipler bir kere piyasadan çıkınca, firma fiyatları yükseltebilir ve yüksek karlar elde edebilir.

Rakibiniz Saldırgan fiyatlandırma yapıyor ise, sizde Bu strateji pazarın kaymağını (skim the cream) alma stratejisini uygulayabilirsiniz. Politika: ileri teknoloji, avaraj üstü kalite, düşük pazar hacmi ve yüksek fiyat stratejisine dayanır. Örneğin, ürün çeşitliliği konusunu iyi kurgulayan, kişisel bilgisayar alanında Apple tarafından pazara sunulan Lisa bilgisayarları 10.000 Dolar civarında iken bu fiyat diğer benzer bilgisayar ürünlerinin iki katıydı

An approach under which a producer sets a high price for a new high-end product (such as an expensive perfume) or a uniquely differentiated technical product (such as one-of-a-kind software or a very advanced computer). Its objective is to obtain maximum revenue from the market before substitutes products appear. After that is accomplished, the producer can lower the price drastically to capture the low-end buyers and to thwart the copycat competitors.

Vizyon

pazarlama_yoneticisi_vizyonu

pazarlama_yoneticisi_vizyonu

Unutulmaması gerekir ki, rekabetçiliğin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin en önemli sağlayıcılarından olan verimlilik artışının yaratılmasında anahtar rol oynayan, bilgi ve iletişim teknolojileridir. Günümüzde bilişim teknolojileri ve kurumsal çözümler tüm dünyada en çok yatırımın yapıldığı, dolayısıyla son derece hızlı gelişmelerin ve değişimlerin olduğu bir alan özelliğindedir. Bu nedenle, bu alanda doğru zamanda, doğru yatırımların yapılması, aksatılmadan sürdürülebilmesi ve kalitesinin arttırılması için doğru planlamaların yapılması kaçınılmaz bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle, Pazarlama Yöneticinin yeni vizyonu “firmanın verimlilik artışı gereksinimleri ve geleceğe dair yatırımları doğrultusunda, kurumsal yönetim sistemlerini
oluşturması ve geliştirmeleri için gerekli bilgilere ulaşmalarını sağlamak, destekleyici ve geliştirici prosesler üretmek ve bunları güncel tutmak” olarak ifade edilebilir. Yazıyı Linkedin’de okumak için www.linkedin.com

TTGV Uygulamalı Teknoloji Ticarileştirme Programı

Screenshot_2014-06-13-07-52-33

Screenshot_2014-06-13-07-52-33Türkiye’de bu alanda gerçekleşen ilk uzun soluklu sertifikasyon programı Uygulamalı Teknoloji Ticarileştirme Programı UTTP, 2014 yılında ikinci tur başvurularını almaya başlıyor. İlki 2013 yılında yine TTGV, The University of Texas ve Bilkent Cyberpark işbirliğinde uygulanan bu sertifikasyon programında seçilen 40 katılımcı, 4 kişilik gruplar halinde katılımcılar, 12 gün ve toplam 100 saatin üzerinde süren yoğun bir sertifikasyon programında yer alacaklar.

Programa hem kendi teknolojisini ticarileştirmek isteyen girişimciler hem de teknoloji transferi sektöründe uzmanlaşmak isteyenler katılabiliyor. Özellikle Teknoloji Transfer arayüz uzmanları için büyük önem taşıyan programda fikri mülkiyet, lisanslama, pazar araştırması, teknoloji değerlemesi ve satış konuları gerçek vakalar üzerinden uygulamalı olarak işleniyor.

Avrupa Birliği Hibe Programları

slider2

slider2Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde Türkiye’nin ekonomik, sosyal, siyasi ve hukuki yönlerden birliğe uyumunun sağlanması için Avrupa Birliği bütçesinden her yıl belli bir miktardaki destek Türkiye’ye projeler karşılığında verilmektedir.
Türkiye bu yardım programları kapsamında 144 milyon Avro destek almış ve 2002 yılında yapılan Kopenhag Zirvesi’nde bu mali yardımların artırılmasına karar alınmıştır. Bundan sonraki programlarda, örneğin 2004 yılı programının bütçesi ise 250 milyon Avro’dur. Katılım öncesi mali yardımlar çerçevesinde Türkiye’ye yaklaşık 800 milyon Avro’luk kaynak ayrılmıştır. Kamuoyunda “Hibeler” olarak bilinen AB katılım öncesi mali yardımları Türkiye ve AB komisyonu tarafından her yıl programlanan çerçeve projeler aracılığıyla kullanılmaktadır. Çerçeve projeleri ilgili kamu kurumu tarafından Türkiye’nin Avrupa Birliği uyum süresince kendi alanında başarmak istediği iyileştirmeler ile ilgili çalışmaları kapsamaktadır. Bunlar hukuki iyileştirmeler, kurumun kendi fiziksel ve beşeri kaynaklarını yani kapasitesinin geliştirilmesi, küçük yada büyük ölçekli hibe programları gibi örneklerini verebileceğimiz birçok bileşenden veya tek bir alt müdahale mantığından oluşabilir.

Mikro projeler ise çerçeve programları dışında Türkiye’de eşitli alanlardaki gelişimin hızlandırılmasına yönelik mikro uygulamalar da gerçekleştirilmektedir. Bu uygulamalara ise mikro projeler ismi verilmektedir.

Bu noktada program kapsamına göre, Yerel yönetimler ( Belediyeler ve muhtarlıklar), sivil toplum örgütleri, üniversiteler, odalar, borsalar, birlikler KOBİ’ler mikro projeler aracılığı ile AB Komisyonu tarafından Türkiye’ye sunulan katılım öncesi mali yardımlardan faydalanabilmektedir. Tüm AB hibelerinde proje başvurusu yapan kuruluşun proje bütçesinin belli bir oranını kendi bütçesinden karşılanması istenmektedir. Bu konuda kar amacı gütmeyen kurumlar %10, KOBİ hibe programının olduğu durumlarda ise % 50 eş finansman modeli kullanılmaktadır.

Mali yardımların kullanıldığı alanlar:Türkiye’ Avrupa Birliği uyum süresince kullanılan katılım öncesi mali yardımlar üç başlıkta toplanmaktadır.Bu yardımlar üçte biri “Mevzuat Uyumunun Desteklenmesi” üçte biri” Kurumsal Yapılanma İçin Teknik Yardım” ve son üçte birlik dilimi ise Ekonomik ve Sosyal Uyum” konusunda verilmektedir.

Türkiye’nin bu noktada 1999 Helsinki Zirvesi’nin ardından yoğun bir yasal reform dönemi geçirmiş olması nedeniyle mevzuat uyumu ve kurumsal yapılanma için teknik yardım başlıklarına göreceli olarak daha fazla kaynak ayrılmıştır. Ancak bundan sonraki dönemde ekonomik ve sosyal uyum ile ilgili desteklerin artması beklenmektedir.

Çerçeve programlarına mali yardım sağlanan alanlara bakıldığında en çok mali teşviklerin % 22’lik bir oranla “Bölgesel Kalkınma” programlarına verildiği görülmektedir. Fakat yine yüksek paya sahip olan mevzuat uyumu yatırımları ve kurumsal yapılanma için teknik yardımların müzakere sürecine girilmesi ile birlikte göreceli olarak azalacağı, bu kaynakların da yine ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde geliştirilen programlarda kullanılacağı öngörülmektedir.

Bu hibelerin 1/3’ü mevzuat uyumunun desteklenmesi için yatırımlara, 1/3’ü kurumsal yapılanma için teknik yardıma, 1/3 ‘ü ekonomik ve sosyal uyuma paylaştırılmaktadır. Ekonomik ve sosyal uyum bileşeninde başvuru sahipleri arasında KOBİ’ler, yerel yönetimler (Belediyeler, İl özel İdareleri, Hizmet Birlikleri ) ve Sivil Kalkınma Kuruluşlarıdır.

AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ BÖLGESEL KALKINMA PROGRAMLARI

Avrupa Birliği’ne ekonomik ve sosyal uyumun sağlanabilmesi için Türkiye’de öncelikli olarak uygulamaya başlanan programlar “ Bölgesel Kalkınma Programları”dır. Bu programların genel hedefleri bölgelerarası gelişmişlik farklarının giderilmesi, programların uygulanacağı bölgelerdeki ekonomik ve sosyal hayatın canlanması, bireylerin iş olanaklarının artması, küçük ölçekli altyapı projelerinin uygulamaya geçirilmesi ve neticede yaşam standartlarının geliştirilmesi hedeflenmektedir.

AB Destekli Projelerden Bazı Örnekler

AB’ye uyum çalışmalarını hızlandırmak amacıyla tüm sektörlerde oluşturulan bu projelerin özellikle şu konularda yoğunlaştıkları görülmektedir.
-Siyasi kriterler
-Adalet ve İçişleri
-Tarım
-Çevre
-Ulaştırma, Enerji
-Bölgesel Kalkınma
-Sosyal Politika ve İstihdam
-Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı
-STK’lara destek

Biyokütle’den elektik üretimi

biomass energy

ibce14_homepage-staticDeloitte’un “Biyokütlenin Altın Çağı” raporuna göre yüzyıllardır ısıtmada kullanılan biyokütle, yeni teknolojiler sayesinde elektrik ve sıvı yakıt üretiminde de kullanılmaya başlanıyor. 2012 yılına kıyasla 2013 yılında %49 büyüyen biyokütleden üretilen enerjinin önümüzdeki yıllarda daha da hızla gelişmesi bekleniyor.

21 Mart 2014, Istanbul – Türkiye’de profesyonel hizmetler alanında 28’nci yılını dolduran Deloitte Türkiye’nin, ‘Biyokütlenin Altın Çağı’ adlı raporunda yenilenebilir enerji kaynağı olarak biyokütlenin elektrik üretim amaçlı kullanımı, mevzuat ve sektörün gelişimi çerçevesinde inceleniyor. Dünyada 2012 itibariyle toplamda 352 Terawattsaat’e (TwH) yakın elektrik üretimi gerçekleştiren 77 Gigawatt’ın (GW) üzerinde biyokütleye dayalı elektrik enerjisi üretimi kurulu kapasitesinin bulunduğunu belirten raporda, biyokütlenin altın çağının başlamakta olduğu belirtiliyor. Diğer yandan, Uluslararası Enerji Ajansı tahminlerine göre biyokütleye dayalı elektrik enerjisi üretimi kurulu gücünün 2017 yılında 119 GW’a ulaşacağı tahmin ediliyor.

Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Lideri Uygar Yörük konuya ilişkin olarak görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Biyokütle’den elektrik enerjisi üreten tesisler teker teker ele alındığında kurulu gücü nispeten düşük tesisler. Bu küçük santraller için en önemli kritik başarı faktörü düzenli yakıt tedariğinin güvence altına alınması. Bu yatırımlar yenilenebilir enerji kaynakları içinde en yüksek sabit fiyatlı alım garantisi seviyesi olan 13,3 Dolar cent/kWh ile desteklenirken, santralde yurtiçi ekipman kullanımı olması durumunda ‘yerli katkı ilavesi’ adı altındaki ilave teşvikle bu fiyat, 18,1 Dolar cent/kWh’a dek ulaşıyor. Geçtiğimiz yıl yerli katkı ilavesi içermeyen destekleme fiyatı bile gerçekleşen ortalama piyasa fiyatının çok üzerinde idi. Bu santraller diğer yenilenebilir kaynaklardan farklı olarak yakıt tedariği olduğu müddetçe yüksek bir kapasite faktörü ile çalışabilen santrallerdir. Dolayısıyla bu yönleri ile diğer teknolojilerle kıyaslandığında yatırımcı için daha cazip hale geldiği gözleniyor”.

Biyokütle santrallerinin teknolojisine göre atıklarının da tarım, endüstri gibi farklı kullanım alanları olduğunu ve ticari değerinin yüksek olabildiğini belirten Uygar Yörük, biyokütle yatırımcılarının gerek kül gibi yan ürünler, gerekse karbon sertifikaları olmak üzere elektrik satış gelirine ek gelirler temin etme imkânlarını bulunduğunu da ifade etti.

Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Müdürlerinden Aysun Özen Tacer ise Türkiye’de önemli bir biyokütle potansiyeli olduğunu belirterek şöyle devam etti: “2012 yılı rakamlarıyla baktığımızda Türkiye’nin birincil enerji arzının %17’sine tekabül eden bir biyokütle potansiyelimiz var. Bazı teknolojik ve lojistik kısıtlamalar nedeniyle bu potansiyelin tamamı hayata geçemeyecek olsa da, petrol ve doğalgazdaki dışa bağımlılığımız düşünülünce oldukça önemli bir yerli potansiyel söz konusu. Ayrıca 2020 yılına kadar Türkiye’nin bir milyon hektar bozunuma uğramış orman alanının enerji ürünlerinin yetiştirilmesi için kullanılabileceği ve hektar başına 5 tonluk verim alınabileceği öngörülüyor. Bu da tarımsal kaynaklara ilave olarak 2.000 bin Ton Eşdeğer Petrollük (TEP) bir enerji kaynağı anlamına geliyor. Bu rakam, birincil enerji arzının içinde (yine 2012 rakamlarıyla) %1,65’lık bir paya denk düşüyor” dedi.

Her türlü organik, bitkisel yağ, tarımsal hasat atıkları ile tarım ve orman ürünlerinin işlenmesi sonrasında ortaya çıkan yan ürünlerden elde edilen biyokütle enerjisi, ülkemizde hızla gelişmeye devam ediyor. Türkiye’de dikkate değer bir biyokütle potansiyeli olduğunun vurgulandığı rapora göre, sadece elektrik üretiminde biyokütle kaynaklarına dayalı kurulu gücün 2002-2013 yılları arasında %22 büyüyerek 237 Megawatt’a (MW)’a ulaştığı belirtiliyor.

Ağırlıklı olarak birkaç Megawatt düzeyinde kurulu güçte olan biyokütleye dayalı elektrik santralleri için bu değişim, sayıca oldukça hızlı bir gelişimi ifade ediyor. Bu hızlı gelişimin başlıca nedeni olarak ise, biyokütleye dayalı elektrik üretimine verilen teşvikler gösteriliyor.

Raporda, Türkiye’de lisanslı biyokütle santrallerinde ilk sırayı çöpten biyogaz üreten santrallerin aldığı da belirtiliyor. Lisanslı toplam 23 çöp gazı tesisi bulunduğu ve lisanslı kapasitenin 2013 yılı sonu itibariyle 173 MW’a ulaştığı belirtilen raporda, işletmedeki kapasitenin de 131,17 MW olduğuna ve bu rakamın ülkenin çöp potansiyeli ile kıyaslandığında oldukça düşük kaldığı da belirtiliyor.

Kaynak: Deloitte Türkiye

Yatırım Projeleri, ana modeleme kriterleri

yatirim_projeleri_mo

yatirim_projeleri_mo

-Yatırım Projesi Modeli,
-Proje Dinamik Analiz Ölçütleri,
-Projenin Teknik/Mali ve Ekonomik Yönü,
-Net Bugünkü Değer, İç Verim Oranı,
-İndirgenmiş Geri Ödeme Süresi,
-Fayda Maliyet Oranı,
-Geri Ödeme Süresi,
-Yatırım Kredisi İçin Gerekli Bilgiler,
-Banka Analizi, Kredi Değerlemesi”
-Swot Analizi ( Bir İşletmenin güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenip , dış çevredeki fırsat ve tehditlerin ortaya konması)

Genel olarak Yatırım Projelerinde Alınan Ana modelemeler;

Geri Ödeme Süresi

Yatırım projelerinin değerlendirilmesinde en çok kullanılan yöntemdir.Yatırımların rsiki azalmakta ve likiditesi artmaktadır fazla ayrıntıya girmeden, Yatırımcılar yatırımlarının rasyonel olup olmadıklarını görebilir

Yatırımın Yaklaşık Karlılık Modeli

Yıllık net karın ,yatırımın tutarına oranlanması muhasebe sistemine ve prensiplarin göre hesaplanması dır. Yatırımın ekonomik ömrü içinde sağlayacağı kar yıllar itibariyle farklılık,dalgalanma gösteriyorsa

Net bugünkü Değer Modeli

Net Bugün ki değer Modeli, iskonto edilmiş nakit akımı modelidir. Bu modele göre yatırımın net bugün ki değeri,yatırımın ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı para girişinin önceden saptanmış belirli biriskonto haddi üzerinden bugüne indirgenmiş değerleri toplamı ile yatırımın gerektirdiği para çıkışının belirli iskonto hadi üzerinden bugün ki değeri toplamı arasındaki farktır. Bir yatırım projesinin kabulü için net bu gün ki değerinin pozitif olması beklenir birden fazla projenin bugün ki değeri pozitif ise en yüksek pozitif değeri veren projeye yönlendirilir. Proje sonunda yatırımın ekonomik ömrü sonunda ki hurda değeri deki nakit girişi dikkate alınır.

İç Karlılık Modeli

Yatırımın gerektireceği para çıkışı ile ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı para girişini eşit kılan iskonto haddi olarak tanımlamaktadır.Bu modelde yatırımın para girişi ve çıkışını eşitleyen iskonto oranı hesaplanmakta ve yatırımın iç karlılık oranını tespit edilmektedir.

Fayda Maliyet Modeli (Karlılık Endeksi)

Firma açısından bir yatırımın fayda maliyet modeline oranı yada karlılık endeksi yatırımın ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı para girişinin belirli iskonto oranı üzerinden bu gün ki değerinin yatırımın gerektirdiği para çıkışının bugünkü değerine oranlanmasıdır yatırımın karlılık endeksi birden büyük oluşu yatırım projesinin kabulü için yeterlidir amaç fayda maliyet modelinde oranın en yüksek düzeye çıkarmaktır.

 

Bir yatırım projesi hazırlanmadan önce cevaplandırılması gereken sorular.
1. Pazar büyüklüğü : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin toplam yıllık satışları ne kadar olabilir?
2. Pazarın gelecekteki büyüklüğü : Yatırım yapılacak pazarın büyüklüğü gelecek yıllarda ne olacaktır?
3. Pazar istikrarı : Yatırım yapılacak pazarda ürüne/hizmete karşı gerçekleşebilecek talep dalgalanmalarının boyutu nasıl olabilir?
4. Sürdürülebilirlik : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin ticari ömrü kaç yıl olabilir?
5. Genişleme : Yatırım yapılacak pazarda ürün/hizmetle ilgili ilave ürün/hizmetlere olan talebin büyüklüğü ne kadar olacaktır?
6. İhtiyaç : Yatırım yapılacak pazarda ürün/hizmet potansiyel alıcıların ihtiyaçlarını hangi ölçüde karşılayacaktır?
7. Tanınırlık : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin faydaları ve özellikleri potansiyel alıcılar tarafından ne ölçüde fark edilecektir?
8. Uyumluluk : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin mevcut kullanım alışkanlıkları ve yöntemleri ile ne ölçüde uyumludur?
9. Karmaşıklık : Yatrım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin nasıl kullanılacağının veya tüketileceğinin öğrenilmesi kolay olacak mıdır?
10. Dağıtım : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin optimal dağıtım kanallarını kullanmak kolay ve ucuz olacak mıdır?
11. Farklılaştırma : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin özellik ve faydaları alternatiflerinin karşısında ne düzeyde olacaktır?
12. Değer : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin alternatifler karşısında potansiyel alıcılar için değeri ne olacaktır?
13. Pazarlık değeri (alıcıya) : Yatırım yapılacak pazarda ürünün/hizmetin pazarlığa direnci ne düzeyde olacaktır?
14. Pazarlık değeri (satıcıya) : Yatırım yapılacak alanda ürünün/hizmetin pazarlığa direnci ne düzeyde olacaktır?
15. Rakipler : Ürünün/hizmetin rakipler karşısındaki direnci ne düzeyde olacaktır?
16. Yasal düzenlemeler : Ürünün/hizmetin yasal düzenlemelere uygunluk düzeyi nedir?
17. Teknoloji : Üründe/hizmette kullanılacak teknoloji uzun süre istikrarlı bir biçimde kullanılabilecek midir?
18. Çevre : Ürün/hizmet çevreye ne düzeyde olumlu katkı sağlamaktadır?
19. Sosyoekomi : Ürün/hizmet sosyo-ekonomik olarak olumlu etki yapabilecek midir?
20. Bağımlılık : Ürünün/hizmetin satışının veya kullanımının diğer ürün/hizmet/süreç/sistem/şahıs veya organizasyona bağımlılık düzeyi nedir?
21. Pazarlama : Yatırımın yapılacağı pazarın yapısı ve özellikleri araştırıldı mı?
22. Finansman : Yatırım için gerekli finansman öz kaynakla mı yoksa yabancı kaynakla mı
yapılacak?
23. Pazarlama bilgisi : Yatırım sonucu ortaya çıkacak ürün/hizmetin pazarlanması yatırımcının bilgisi
yeterli mi?
24. Teknik bilgi : Yatırımcı yatırım için ihtiyaç duyulacak teknik bilgiye sahip mi?
25. Finansal bilgi : Yatırımcı yatırım için ihtiyaç duyulacak finansal bilgiye sahip mi?
26. Operasyonel bilgi : Yatırımcı yatırım için ihtiyaç duyulacak organizasyonel bilgiye sahip mi?
27. Yönetim bilgisi : Yatırımcı yatırım için ihtiyaç duyulacak yönetim bilgisine sahip mi?
28. Finansal kaynaklar : Yatırımcı yatırım için ilave finansal kaynağa ihtiyaç duyacak mı?
29. Fiziksel kaynaklar : Yatırımcı yatırım için ilave fiziksel kaynağa ihtiyaç duyacak mı?
30. İnsan kaynakları : Yatırımcı yatırım için ilave insan kaynağına ihtiyaç duyacak mı?
31. Entelektüel kaynaklar : Yatırımcı yatırım için ilave entelektüel bilgiye veya varlığa ihtiyaç duyacak mı?
32. Bağlantılar : Yatırımcı yatırım başka kişi ve kuruluşların desteğine ne derece ihtiyaç
duyacak?
33. Satış tahmini :Yatırımcı satış tahminlerini neye dayandırılarark yapılmaktadır?
34. Karlılık : Yatırımcı yatırımdan şu anki gelirinden ne kadar daha fazla gelir elde etmeyi umuyor?
35. Maliyet : Yatırımı yapılacak ürünün/hizmetin kar marjı ve maliyetleri ne düzeyde
36. Finansal yapı : Yatırımcı yatırım gerekli nakte sahip mi?
37. Nakit akışı : Yatırım ne zamandan itibaren akışını sağlayacak?

Etkin CRM Projelerinin ortak özelikleri

slider1

slider1Giderek popüler olan müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) kavramları artık birçok şirketin proje listesinde en üst sıraları almaya başladı. Artan rekabet koşulları, pazarlardaki daralmalar ve yeni bir müşteri kazanmanın artan maliyeti karşısında birçok şirket CRM projelerini daha ciddi bir gözle ele alıyor. Bunlara müşterinin internet ve mobil servisler sayesinde daha fazla ürün ve servis bilgisine erişmesinden dolayı artan bilinç düzeyini eklediğinizde, CRM bir lüks olmaktan çıkıp, şirketlerin rekabet avantajlarını sürdürebilmeleri için bir zorunluluk haline geliyor. İster müşteri şikayetlerini daha iyi şekilde cevaplandırmak, ister rekabet avantajı yaratmak ve isterse sadece karlılığı artırmak için olsun, şirketlerin organizasyonel olarak hazır olmaması ve projelerin başarı kriterlerinin net olarak tanımlanamaması,  CRM projelerinin hedeflerine ulaşmasını engelliyor.

 

CRM projelerinin hangi departmanın güdümünde gerçekleştiği ortak verinin oluşması ve paylaşılmasında belirleyici etken olmaktadır.

CRM projelerinin birçoğunda tek ve ortak bir müşteri veritabanı oluşturulması hedeflenir. Müşteri bilgilerinin ve şirket ile farklı kanallar üzerinden gerçekleştirilen etkileşimlerin ortak olarak paylaşıldığı merkezi bir veri tabanı oluşturulması ne yazık ki her zaman mümkün olamamaktadır. CRM projelerinin hangi departmanın güdümünde gerçekleştiği ortak verinin oluşması ve paylaşılmasında belirleyici etken olmaktadır. Diğer taraftan kullanılan CRM teknolojilerinin ve alt yapılarının fonksiyonel eksiklikleri de ortak verinin oluşmasına engel olabilmektedir. Buna güzel bir örnek, birçok e-ticaret sitesini kullanan müşterinin, problemlerini hala iki veya daha fazla kanal üzerinden takip ederek çözebiliyor olmasıdır.

 

Birçok üst düzey yönetici harcanan paraların doğru yere gittiğinden emin olabilmek için ROI ’ye bakmakta, dolayısı ile birçok CRM projesi müşteri memnuniyetini artırmaktan ziyade, müşteri ile etkileşimi gerektiren iş süreçlerinin etkinliğinin artırılmasına dönüşmektedir.

Organizasyonel olarak farklı departmanların farklı önceliklere sahip olması ve dolayısı ile bütünleşik bir müşteri deneyimi oluşturmak mümkün olamamaktadır. Belli departmanların önderliğinde yürütülen CRM projelerinde, nokta çözümler geliştirilmekte ve sadece belli konularda iyileştirmeler sağlanabilmektedir. Müşteri şikayetlerinin daha hızlı cevaplanabilmesi ya da online randevu talebi mümkün olabilirken, ürün kataloğunun veya stok bilgisinin online olarak izlenebilmesi mümkün olmamaktadır.

 

CRM projelerinde başarının anahtarı, şirketin tüm departmanlarıyla desteklediği, tüm kanalların entegre edildiği, bilgilendirici ve sürekli bir iletişimi müşterilerinize sunabilmenizden geçmektedir

 Bu gerçeklerden yola çıkarak, CRM projelerinin hedefleri açısından, fonksiyonel verimliliklerin ve müşteri deneyiminin birbiri ile çeliştiğini söyleyebiliriz. Call center gibi çözüm bileşenleri elbette verimliliğin artırılması açısından önceliğini kaybetmeyecektir ancak müşterinin şirketinizle olan deneyimini en yüksek memnuniyet noktasına taşıyabilmeniz, şirketin tüm departmanlarıyla desteklediği, tüm kanalların entegre edildiği, bilgilendirici ve sürekli bir iletişimi müşterilerinize sunabilmenizden geçmektedir.

Pazarlama Aktivitelerinin Yönetimi: Pazarlama aktivitelerinin planlanmasını ve çalışanlara görev atanmasını sağlanabilmelidir. Pazarlama  materyalleri konusunda satış ekiplerinin otomatik olarak bilgilendirilebilmesi gerekir. Ayrıca pazarlama faaliyetlerinde ortaya çıkan maliyetler takip edilebilmeli ve yeni bir müşteri kazanmanın şirkete maliyeti ve getirisi izlenebilmelidir. Internet, telefon ve diğer kanallardan başvuran müşteriler bir veritabanında kaydedilebilmeli ve ilgili satış ekibine yönlendirilebilmelidir.

Satış Aktivitelerinin Yönetimi: Satış ekiplerinin yürütmesi gereken temel satış aktivitelerinin planlanabilmesi, denetlenebilmesi ve şirketin farklı müşteri grupları için uyguladığı satış prosedürlerinin tanımlanabilmesi gerekir.

Satış Maliyetlerinin Takip Edilmesi ve Düşürülmesi: Müşteri bilgilerinin takibi, görev atama gibi sürekli olarak gerçekleştirilen işlerin otomatikleştirilmesi veya yardımcı araçlarla kolaylaştırılması ile satış personelinin zamanını daha verimli kullanmasının sağlanabilmesi gerekir. Bu şekilde hem satış döngüsü kısalacak hem de satış harcamaları düşecektir.

Müşteri Bilgilerinin Toplanması ve Analizi: Müşterilerin satın alma alışkanlıkları ve ürünlere dair görüşlerinin toplanması ve analizi sağlanmalıdır.

Satış Tahminlerinin Yapılabilmesi: Geçmiş dönem bilgileri ve etken olabilecek diğer faktörlere bağlı olarak satış eğilimleri konusunda tahminler yapılabilmesine olanak sağlamalıdır.

Müşteri İlişkileri Yönetiminin Kolaylaştırılması: Müşteri bilgilerinin tek bir veritabanında tutularak, müşteri ile kontağı olan tüm çalışanların ortak müşteri bilgilerine ulaşabilmesi sağlanmalıdır.

Diğer Uygulamalarla Entegrasyon: Finansman, muhasebe veya servis kayıtlarının takibinde kullanılan diğer iş uygulamaları ile entegre olmalıdır.

Donanım ve İşletim Sisteminden Bağımsız ve Esnek Olmalıdır: Web tabanlı olarak çalışabilmeli, artan kullanıcı sayısına bağlı olarak kapasitesi artırılabilmelidir.  Değişen iş ihtiyaçlarına bağlı olarak, ekranlarda ve raporlamalarda değişiklikler kolaylıkla yapılabilmelidir.

Her Yerden ve Her Zaman Erişilebilir Olmalıdır: Sahada çalışan satış ekipleri, GPRS ve SMS gibi mobil teknolojileri kullanarak, cep telefonu, notebook ve PDA gibi farklı uçbirimler üzerinden kullanılabilmelidir.

Rekabette bir adım öne geçin “Beyan Doğrulama Sertifikası”

beyan_dogrulama

beyan_dogrulamaTürk Standartları Enstitüsü (TSE),  üreticilere destek olmak ve inovasyon sonucu üretilen tüm yeni ürünlerin pazarda pay sahibi olabilmesinin önünü açmak adına uluslararası geçerli “Beyan Doğrulama Sertifikası” hizmetini vermeye başladığını duyurdu.

TSE Marmara Bölge Koordinatörlüğü’nden yapılan açıklamada, Türkiye’nin konvansiyonel üretim anlayışı ile geldiği noktadan bir üst seviyeye çıkabilmesinin ve orta gelir seviyesini aşabilmesinin yolunun, inovasyona yönelmekle mümkün olacağı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Bu amaçla TSE olarak üreticilerimize gerek destek olmak gerekse inovasyon sonucu üretilen tüm yeni ürünlerin pazarda pay sahibi olabilmesinin önünü açmak adına uluslararası geçerli Beyan Doğrulama Sertifikası hizmetini vermeye başlamış bulunmaktayız. Bu sertifikasyonla asıl amacımız yeni tasarlanmış her ürün için bir engel teşkil eden kendini kanıtlama, kabul edilebilirlik ve pazarlama konusundaki yaşanacak sorunların önüne geçmek ve üreticilerimiz açısından bu adımları daha kolay aşılabilir duruma getirebilmektir. Bununla birlikte bu sertifikasyon işlemini yerli pazarın yanı sıra ihraç ürünlerimizin kabul edilebilirliğini kolaylaştırmak, pazardaki paylarını artırabilmek ve son tüketiciye ulaşmasındaki pazarlama ve güvenilirlik sorunlarının önüne geçmeye yönelik bir adım olarak da görmekteyiz.

Bahsetmiş olduğumuz hedefler doğrultusunda inovasyon, Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları sonucu sanayicilerimiz tarafından üretilen yeni ürünlerde tamamen sanayicinin kendi isteğine bağlı olarak, öne çıkarmak istediği ve muadilleri arasında fark yaratabilecek özellik ve/veya özellikler ile ilgili analizlerin yapılması ve doğrulanması sonucunda Beyan Doğrulama Sertifikası veriyoruz.”

Üretici ile tüketici arasında güven köprüsü inşa edilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, “TSE, üreticilerimizin inovasyon sonucu elde etmiş olduğu her türlü gelişmeyi belgelendirebilecektir. Bu yaklaşım sanayicilerimiz nezdinde inovatif yaklaşımları teşvik edeceği gibi bununla birlikte bu inovatif yaklaşımların hedef kitlelere duyurulması ve kabul edilebilirliği sağlanması ve pazarlanması açısından da kritik rol oynayacaktır” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TSE Marmara Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, yeni başlattıkları sertifikasyon hizmetinin üretici ile tüketicinin arasında güven duygusunu sağlamlaştıracağını ifade ederek, “Artık İsviçreli bilim adamları değil Türk Standartları Enstitüsü’nün onayladığı ürünler diyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

CodeCampIstanbul Başlıyor

codecampistanbul

codecampistanbulYazılımcılar için önemli bir etkinlik,  CodeCampIstanbul, tecübesini arttırmak isteyen yazılımcılara kapılarını açıyor. Klasik eğitimlerden farklı olarak işlenecek derslerde kod dolu bir hafta katılımcıları bekliyor. Monitise (eski adıyla Pozitron) tarafından yaz aylarında ücretsiz olarak düzenlenecek programda 10 gün boyunca yoğun yazılım eğitiminin yanı sıra uygulamalı atölye çalışmaları da yapılması planlanıyor. CodeCampIstanbul serisinin ilk programı ise Android yazılım geliştirmeye odaklanacak.

Sahibinden LPG’li Uçak

sahibinden

sahibindenBizden ilginç pazarlama örnekleri;  e-ticaret sitesi “sahibinden.com”da yok artık dedirten ilan… Tekirdağ’da yaşayan Fazıl Kara, Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformlarından biri olan sahibinden.com’a “Satılık LPG’li uçak ilanı” verdi.

 

İlan linki http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-hava-araclari-ucak-super-1966-cessna-150f-full-dolu-tam-evrakli-32.000-usd-124852740/detay

Markanın Konumlandırma Stratejilerinin Oluşturulması

marka_konumlandirma

marka_konumlandirmaKonumlandırma stratejisi genel olarak, bir ürün ve onun en önemli bileşeni olan markaların tüketiciler tarafından tanımlanması ve rakiplere göre tüketici zihninde belirli bir yer edinmesine yönelik uygulamalar biçiminde ifade edilmektedir. Marka yönetiminde konumlandırma stratejilerinin yeri oldukça önemlidir. Çünkü bir markayı tanımlayan, farklılaştıran bir öğe de iletişim çabalarıyla sürekli olarak desteklenen tüketici zihninde markanın algılanış biçimidir.
Marka konumu, hedef tüketicilerle iletişim kurabilen ve diğer rakip markalara göre daha fazla avantaj sunduğunu gösteren marka kimliği ve marka değerinin önemli bir parçası olarak tanımlanabilmektedir

Konumlandırma Kararları
Piyasaya sunulan markanın konumu için; rakiplerinden farklılıklarını, hedef tüketicilerini ve ürünün üstün yönlerinin sistemli ve bilinçli olarak planlanması gereklidir. Bu doğrultuda başarılı bir marka konumu için bazı kararlar alınmaktadır (Bir, 1998, s: 24). Bunlar; rakip ürünlerin tanımlanması, rakip ürünlerin nasıl algılandığı ve değerlendirildiğinin ortaya çıkarılması, rakip ürünlerin konumlarının tanınması, tüketici analizi, konum seçimi ve konumun test edilmesidir.

Konumlandırma Türleri
Konumlandırma; eksik konumlama, aşırı konumlama, kafa karıştıran konumlama ve kuşkulu konumlama olmak üzere dört türde incelenebilir.  Eksik veya yetersiz konumlama, alıcıların marka hakkında çok zayıf fikirlerinin olması durumudur. Aşırı konumlama, alıcıların markayla ilgili çok geniş bir resme sahip olmaları, varyasyonlarını bilmeleridir. Kafa karıştıran konumlama da, alıcılar markayla ilgili karışık imajlara sahip olabilir.

Bu karışıklık çok fazla iddialar ortaya koymaktan ve konumlamayı sürekli değiştirmekten kaynaklanmaktadır. Kuşkulu konumlama; ürünün özellikleri, fiyatı ve üreticinin kimliği konularında tüketicinin kuşku duyması durumudur. Dolayısıyla, markayla ilgili iddiaları zor inanılır bulmaktadırlar.

Buradan hareketle konumlandırma türlerini mal ve hizmeti konumlandırma stratejileri ve yeniden konumlandırma stratejileri olarak iki grupta değerlendirmek mümkündür.
Ürün ve hizmeti konumlandırma stratejilerinde, pazarda ilk olarak konumlandırma (pozitioning) söz konusudur. Marka pazarda tek (unique) olarak konumlandırılmaktadır. İlk konumlandırma olacağından pazarın liderliği hedeflenebilmekte ve lider marka olarak konumlandırılabilmektedir. Bu sebeple pazara ilk giriş aşamasında, lider markaya göre konumlandırma yapılmaktadır. Bu süreçte; sadece markanın kendisinin konumlandırılması yapılmamakta, aynı zamanda pazarda bulunan rakip markaların yeniden konumlandırılması da söz konusu olmaktadır. Ayrıca markanın adıyla da konumlandırma yapılmaktadır.
Ürün ve hizmeti yeniden konumlandırma stratejilerinde ise, markanın daha önceden yapılmış konumunun üzerinde değişiklikler yapılması söz konusu olmaktadır. Markanın daha önceden planlanan konumunun oluşturulamaması nedeniyle veya tüketici tarafından olumsuz olarak algılanan marka konumunun düzeltilmesi için yeniden konumlandırma (re-positioning) stratejileri uygulanmaktadır. Yeniden konumlandırma; markaya ait ürün içeriğinin (tat, koku, vb.) değiştirilmesi şeklinde olabileceği gibi, ürün üzerinde fiziksel değişiklik (dizayn, ambalaj, vb) yapılarakta gerçekleştirilebilir. Ürünün kullanım alanlarının değiştirilmesi de yeniden konumlandırmadır. Ayrıca marka imajının değiştirilmesi yoluyla, daha önceden oluşturulan olumsuz imaj ve buna bağlı olarak gelişen olumsuz konum değiştirilmiş olmaktadır.
Sprite; limonlu içecekler kategorisinde yer alan bir içecek durumundayken, ürünün satışlarının arttırılabilmesi için yeniden konumlandırılmıştır. “İmaj hiçbir şeydir, susuzluk her şey” ve “Susuzluğunu dinle!” sloganlarıyla tekrar tanıtım çalışmaları (relansman) yapılmıştır. 1993’te limonlu içecekler kategorisinden çıkıp, meşrubat kategorisinde rekabet etmeye başlamıştır. Coca-Cola şirketinin amacı, Pepsi Cola’nın karşısına bir marka daha çıkarmaktır. Bu; CocaCola, Diet Cola gibi şirketin diğer markalarıyla, Sprite’ı rekabet içine sokmak anlamına da gelmiştir. Fakat; Sprite, yapılan relansman çalışması sayesinde, son yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen markası haline gelmiştir. Ürün hacmi, dört yılda üç kat artarak bir milyar kasanın üstüne çıkmıştır.
Tüketicinin ürünü daha fazla tüketmesi için, ona yeni nedenler sunmak gerekmektedir. Sunulan bu yeni nedenden etkilenip tüketimini arttırdığında, pazarlamacının yeniden yeni nedenler bulması gereklidir. Konumlandırma ve yeniden konumlandırma büyümenin gereğidir.
Son yıllarda Coca-Cola yeniden konumlandırılmış ve serinletici, enerjik, lezzetli gibi kavramları çağrıştırmaktadır. Bu konum; kutup ayıları reklamlarıyla, yılbaşı  faaliyetleriyle ve üzerinde şişenin göründüğü ambalajlarlarla pekiştirilmiştir. Coca-Cola; dünyanın her yerindeki insanları hedef alan,  hayatın ritmine hareketlilik getiren yakın bir dost ve güvenilir bir lider olarak konumlandırılmıştır. Coca-Cola Light ise; eğlenmeyi ihmal etmeden sağlığına dikkat eden 20-49 yaş arasındaki yetişkinleri hedef almıştır. Özgün tadı kalorisiz bir şekilde elde etmenin önemli olduğunu düşünenlere göre konumlandırılmıştır.

Marka esnetme stratejisi Brand stretching

marka_esnetme_stratejisi

Pazarlama yöneticilerinin marka geliştirme yaklaşımına bağlı olarak marka adının en çok ne kadar geliştirilebileceği sorunuyla ilgilenmek zorunluluğunu hissetmesi ile gelişen stratejidir.   Ancak bu stratejinin bazı risk faktörleri de bulunmaktadır. Pazarlama maliyetlerinden kar elde edilebilmesine rağmen, yoğun promosyon kampanyalarına bağlı olarak az bilinen bir marka, çok bilinen bir markaya göre daha başarılı olabilmektedir.

Pazar araştırmalarının karar almadaki rolu

pazar_arasitma_karar_verme

Pazarlama Araştırmaları, hangi alanlarda işinize yarar?
  • Mevcut durumun farklı gözle Analizi
  • Strateji geliştirilmesi
  • Pazarlama programının etkin yönetimi
  • Yeni uygulama alanları geliştirmek

Pazarda meydana gelen değişim ve gelişim süreklidir. Bu nedenle çevresel faktörlere ilişkin bilgilere pazarlama departmanının gereksinimi de süreklidir. Aksi halde alınan kararlarda eksiklik ve yanlışlıklar meydana gelir.

Mevcut durumun analizinn önemi de işte burada ortaya çıkmaktadır. Pazar fotoğrafının doğru yansıtılması, mevcut ya da yapılan yorumlarla olası değişikliklerin doğru görülüp gösterilmesiyle pazarlama departmanının işleri kolaylaşacak ve aldığı kararlar isabetli olacaktır.

Alınan yanıt, toplanan veri ve yapılan analiz ve yorumlara koşut olarak pazarlama departmanının eski stratejiyi devam ettirmesi, gözden geçirmesi ve küçük değişikliklere gitmesi ya da köklü bir strateji değişikliği yapması söz konusu olabilir.

Apple Store Türkiyedeki ilk mağazasını Zorlu Center’da

applestore_zorlu_cebter

applestore_zorlu_cebter

İddalı açılışlar, markanın gücünü daha da pekiştiriyor. Yarın Zorlu Center’da  Apple’ın uzun süre sonra Türkiyede kendi açacağı mağaza ile tanışacağız. Mağaza açılışlarında sıkça kullanılan “Pazarlama Argumanları” Apple tarafından da kulanılmış. Dileriz, aşağıda güçlü bahsedilen konularda, içi dolu bir açılış ile karşılaşırız.

Yepyeni bir alışveriş deneyimi için Türkiye’deki ilk Apple Store’un büyük açılışında bize katılın. Tüm Apple ürünlerini keşfedin ve onları yakından tanımak için dilediğiniz kadar vakit geçirin. Daha siz mağazadan ayrılmadan yeni Apple ürününüzün kurulumuna yardımcı olabilecek ve sorularınızı yanıtlayabilecek bir Uzman ile tanışın. Ücretsiz bir atölyeye veya bir One to One eğitim oturumuna katılarak yeni bir projeye başlayın.* İsterseniz, ücretsiz uygulamalı teknik destek almak için Genius Bar’ı ziyaret edin. Ve özel etkinliklerimiz için yeniden gelmeyi ihmal etmeyin.

Açılışımızı bizimle birlikte kutlamak için mağazamıza gelen ilk 4.500 ziyaretçimize, ücretsiz birer hatıra tişörtü hediye ediyoruz.**
apple-stores-map-dates   Ekonomisteler için, ülke paretoları yapılır iken, ülke nüfusunun satın alma gücünü ifade eden, farklı bazı endeksler, geliştirilmişti. Bunların başında BigMac endeksi vardı. Daha sonraları BigMac endeksi yerini İpad endeksine bırakmıştı. İpad endeksinin, bir adım ötesi ise Apple Store sahipliği. Sağdaki görselde yıllar itibarı ile açılan Apple Strore’ları görebilirsiniz.

Ülke pareto analizi yapanların bilgisine;…

Lokasyon Bazlı Pazarlama

lokasyon_bazlı_pazarlama

lokasyon_bazlı_pazarlama       Lokasyan bazlı sosyal medya’nın sunduğu verileri doğru takip ve analiz ederek müşteri potansiyelinizin sürekli olarak “takıldığı” mekanları tespit edebilmeniz ve reklam kampanyalarınızı bu mekanlar üzerinden yürütmeniz daha efektif sonuçlara ulaşmanızı sağlayacaktır.

Kullanıcının satış noktasına yakınlığını, (arkadaş çevresinin, yazıp çizdiklerini, otobüs seferlerini, hava durumu bahane edip) her durumda kullanıcıya mesajını ulaştıran bir mecra.

Foursquare gibi sosyal network’lerin telefonumuzun GPS fonksiyonu ile ‘neredeyiz ne yapıyoruz, arkadaşlara haber verelim, istersek direkt twit atalım gibi yaklaşımlarını, Bir çok insan şimdilik sadece “neredeyim”i bildirmek için kullansa da, “öneri” potansiyeli ciddi yönlendirme içeren pazarlama toolu olarak karşımıza çıkıyor.

Turkiye, mobil telefon penetrasyonunun %85, GSM abonelerinin 64 Milyona ulaştığı bir ülke. 11,4 Milyonu 3G abonesi Lokasyon Bazlı Pazarlamanın, ülkemizde, çok kısa bir sürede, çok daha hızlı bir şekilde büyüyeceğini gösteriyor.

Reklamverenleri, söz konusu yeni teknolijelere iten neden ise, Kulanıcıların geleneksel reklam mesajlarına ve mecralarına çoktan bağışıklık kazandığı. Bu yüzden hedef müşteri kitlesine, en özel kabul ettiği cihazda karşılarına, itme reklamla değil, içerikle, katma değerle ve yeni teknolojilerle çıkmayı öngören, bu gibi yeni pazarlama trendleridir.

www.PazarlamaProjeleri.com

Business Coaching nedir?

poster_from_postermywall

poster_from_postermywallİşletmelerin, farkındalık kazanarak, ticari yaşamlarında bulundukları noktayla, olmak istedikleri nokta arasındaki mesafeyi geleceğe odaklanarak ve eyleme geçerek kapatmasını sağlayan planlı bir gelişim, yönetişim sürecidir.

Koçluk şimdiyi anlamak, geleceği yaratmak ve gerekli donanımı oluşturmak için kişiyle birebir yapılan profesyonel bir diyalogdur. Koçluğun ana amacı hayalleri hedefe, hedefleri de gerçeğe dönüştürmek için her işletme için özel bir sistem geliştirmektir.

Koçluğun özü yaratıcı olmak, çözüm ve ticari fırsat seçeneklerini arttırmaktır. Akıl verme ya da yönlendirme yapmak gibi yöntemler içermez. İşletme zaten kendi ihtiyacı olan bilgi ve yeteneğe sahiptir. Koçluk ancak bunların farkına varılmasını ve etkin bir şekilde kullanılmasını sağlayarak işletmenin işini kolaylaştırır.

Koçluğun en önemli özelliği sorgulayıcı bir sistem olmasıdır. işletmeler arzuladığı hedefe ulaşmak için kendisini harekete geçirecek bir etkene ihtiyaç duyar. Koçluk sistemindeki güçlü sorularla yapılan sorgulama tekniği işletmeyi düşündürerek bazen fark etmesini, bazen de başka açılardan kendisine ve iş hayata bakmasını sağlayarak eyleme geçmesini kolaylaştırır.

İşletmenin en önemli ihtiyacı olan olumlu duyguları yaratarak, kendi kendini doğru politikalarla yönlendirmesini; işe iş başalama aşamasındaki değeri ve potansiyeli daha net görerek, zaman içerisindeen verimli şekilde kullanmasını sağlar.

Koçluk gelecek odaklı bir çalışmadır. Geçmişten sadece bilgi ve unutulmuş, kullanılmayan yetenekleri alır. İşletmenin odağını sürekli gelecekte ve eylemde tutar.

Buisness Coaching hizmeti alan işletmelerin fokus olma yetenekleri ve öz değeri artar, bu işletmelerr bahanelerden kurtulur, çözüm odaklı, yaratıcı ve yapıcı olurlar. İş Hayatına daha sıkı tutunur ve sektörde söz sahibi olmak için markalarına yatırım yapmaya başlarlar.

Örnek, Arızalı Ürün Prosedürü

arizaliurun

arizaliurunHer işletmede kolayca uygulayabileceğiniz Arızalı Ürün prosedürünü, aşağıda sizlerle paylaşıyoruz. “Firmanızın adı”  bölümüne, işletmenizin adı ile değiştirip, ufak ayarlamalar ile kolayca düzenleyebilirsiniz…

1. Arızalı ürün ile ilgili başvuru “Firmanızın adı” tarafından temin edilen form veya web üzerinde bulunan online form ile yapılır. Arızalı her ürün için bir form eksiksiz olarak doldurulur.

2. Arızalı ürün üzerinde bulunan seri numarası Seri No alanına girilir ve arızanın detaylı bir tanımı yapılır.

3. Arıza tanımı yaptığınız bölüme, aynı zamanda ilgili cihazın teknik bilgileri de mutlaka yazınız.

4. Arızalı ürünün yazılım versiyonu açıklama kısmında mutlaka belirtilmelidir.

5. Arızalı ürün, aksesuarları ile birlikte gönderilmelidir. Bu aksesuarlar formda belirtilmelidir.

6. Arızalı cihaz üzerinde önemli bilgi ve konfigürasyonlar var ise ayrıca belirtiniz. Bu bilgileri ürünü “Firmanızın adı” ‘e göndermeden almayı/yedeklemeyi deneyiniz. “Firmanızın adı” bu bilgileri kurtarmayı, korumayı ve yeniden yüklemeyi taahhüt etmez.

7. Teknik servisimize onarılmak üzere gönderilecek arızalı ürün donanımında, kırık, çatlak olmamalıdır. Böyle bir durum mevcut ise formda belirtilmelidir. Ürün böyle bir durumda Garanti Kapsamında olmayacağından servis ücreti alınacaktır.

8. Teknik servisimize onarılmak üzere gönderilecek arızalı ürün “Firmanızın adı” kanalı ile satılmış olmalıdır.

9. Teknik servisimize onarılmak üzere gönderilecek arızalı ürün Seri Numarası etiketi okunabilir ve hasar görmemiş olmalıdır. Aksi durumda ürün “Firmanızın adı” servisine kabul edilmeyecek veya ücretli müdahale yapılacaktır.

10. Teknik servisimize onarılmak üzere gönderilecek arızalı ürün su ve benzeri sıvı ile temas etmiş olmamalı, nem ve oksitlenmeye maruz kalmış olmamalıdır.

11. Teknik servisimize onarılmak üzere gönderilecek arızalı ürün toz, aşırı ısı, yüksek manyetik alan ve benzeri kullanım şartlarına uygun olmayan koşullara maruz kalmış olmamalıdır.

12. Teknik servisimize onarılmak üzere gönderilecek arızalı ürün Satın Alma Faturasının fotokopisi mutlaka ürün ile birlikte gönderilmelidir.

13. Arıza kabulü sırasında yapılan genel incelemede ürünü garanti dışı bırakan bazı problemler anlaşılamayabilmektedir. Daha sonra teknik servis ekipmanlarıyla yapılan ayrıntılı incelemede bu kusurların ortaya çıkması durumunda, ücretli servis verileceğinden müşteri onayı alınır.

14. Garanti süresi bitmiş olan ürünlerin onarımında “Firmanızın adı” Servis ve Yedek Parça Fiyat Listesi üzerinden ücretlendirme yapılır. Ücretli servislerde müşteri onayı alınır.

15. Garanti Süresi içerisinde, üründeki arızanın onarımının yapılamaması, ürünün parçasının bulunmaması veya ürünün yenisinin stoklarda olmaması durumunda ürün mevcut olan bir üst seviyedeki ürün ile değiştirilebilir. Bu işlem için iki ürün arsındaki fark ücret müşteriden talep edilir.

16. Ürünün onarılamaması, mevcut olmaması ve üst modelinin de mevcut olmaması veya müşterinin fiyat farkı ödemeyi istememesi durumunda ürün “Firmanızın adı” Çıkış Faturasındaki bedel üzerinden iade alınır. İade ödemeleri iade kabul tarihinden itibaren 14 (ondört) gün içerisinde yapılır.

17. Arızalı ürünler ile ilgili oluşabilecek tüm ödemeler peşin olarak tahsil edilir.

18. Garanti Kapsamında, fabrikasyon hata ve problemler nedeni ile arızalı ürünler Teknik Servisimize ulaştıktan sonra en geç 24 (yirmidört) saat içerisinde müdahale edilir, sonuca bağlı olarak imkanlar dahilinde ortalama 48 (kırksekiz) saat içerisinde çözüme ulaştırılır ve müşteriye geri gönderilir. Kanuni kurallar çerçevesinde bu süre maksimum 30 (otuz) güne çıkabilir.

19. Teknik servise kabulü yapılan arızalı ürünün son durumu, kabul tarihinden itibaren en geç 21 (yirmibir) gün içerisinde telefon veya email yoluyla müşteriye bildirilir. Müşteriden cevap alınamaması durumunda ürün 30 (otuz) gün içerisinde iade edilecektir. İadelerde “Firmanızın adı” herhangi bir sorumluluk kabul etmeyecektir.

20. Teknik servise kabul edilen ürünlerin 60 (altmış) gün içerisinde teslim alınmaması durumunda ürünler ile ilgili “Firmanızın adı” ‘in bir sorumluluğu kalmayacaktır.

21. Teknik servisimize gönderilen arızalı ürünlerin kargo bedelleri gönderici tarafından ödenmiş olmalıdır. Aksi durumda kargo teslim alınmayacaktır.

22. Teknik servisimizde incelenen ve fabrikasyon hatası bulunmayan (Garanti Koşullarına Uymayan) ürünlerin müşteriye geri gönderim kargo bedelleri alıcı tarafından ödenecektir.

23. Teknik servisimizde incelenen ve garanti dahili fabrikasyon hatası bulunan ve müdahalesi yapılış/değiştirilmiş ürünlerin kargo bedeli “Firmanızın adı” tarafından ödenecektir.

24. Teknik servisimizde müşteri onayı ile garanti haricinde ücretli olarak müdahale edilen ürünlerin kargo bedeli alıcı tarafından ödenecektir.

25. Garanti süresi içerisinde, garanti dahilinde veya ücretli servisler de dahil olmak üzere ürün arıza tanımı yapılmamış ve yukarıda açıklanan kurallara uymayan hiçbir ürün servise kabul edilmeyecektir. Kargo ile gelecek ürünlerde ürün arıza formu kargo gönderisi üzerine iliştirilmiş (yapıştırılmış) olmalıdır.

26. Kargo gönderisi servisimiz tarafından teslim alınmış, fakat arıza ile ilgili açıklama ve form bulunmayan gönderiler için servisimiz email ile uyarıda bulunacaktır. 7 (yedi) gün içerisinde cevap alınamaması durumunda kargo iade edilecektir.

27. Tüm servis amaçlı kargo gönderilerinde ürünlerin hasar görmeyecek şekilde paketlenmiş olması gerekmektedir. Aksi durumda ürünler servisimizce kabul edilmeyecektir.

28. Arızalı ürünün durumu ile ilgili servisimiz tarafından ayrıca bir bilgilendirme yapılmayacağından, servise göndermiş olduğunuz ürünün son durumunu www.Firmanızın adı.com adresindeki Servis Başvuruları bölümünden takip edebilir veya telefon ile bilgi alabilirsiniz.

E-Ticaret, Türkiyedeki uygulamalar çalışmalar, projeler, öneriler veçözümler [Slideshare 13.528 views]

eticaret_eisprojeleri


İnternetin hızla yaygınlaşması, elektronik ticareti, ticari işlemlerin yürütülmesinde yeni ve çok etkin bir araç, satış kanalı haline getirmiştir. Elektronik ticaret, tüm dünyada ticaretin serbestleştirilmesi eğilimi ile birlikte, son on yılda yaşanan ve bilgi iletişimini kolaylaştıran teknolojik gelişmelerin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. E-Ticaret’in gelişimi Bugünkü iş dünyasında olacak değişikliğin temel etkeni hiç şüphesiz ki Internet’in sağladığı elektronik iş (e-business) ortamıdır. Bir çok araştırma şirketi ve şirketin üst yöneticisi Internet’in iş dünyasını değiştireceğine ve büyük bir etki yapacağına inanmaktadır.

PriceWaterHouseCoopers danışmanlık şirketinin tahminlerine göre sayısal ekonomi olarak ta adlandırılan yeni ekonomiyi şekillendirecek 6 güç vardır[1]:

1) Endüstri Yakınlaşması (Industry Convergence),

2) Elektronik İş (E-Bussiness),

3) Bilgi Ekonomisi (Knowledge Economy),

4) İşletme Raporlama (Corporate Reporting),

5) En İyi İş Gücü için Rekabet (Competition for Best People),

6) Yeni Avrupa (New Europa). Bunların en önemlisi bilgi tabanlı teknolojiye dayanan elektronik iş ’tir..

2010 yılında Türkiyede yapılan kredi kartları ile yapılan E-Ticaret işlemlerinin hacmi 15,2 milyar TL 2011 yılında Türkiyede kredi kartları ile yapılması tahmin edilen E-Ticaret işlemlerinin hacmi 25 milyar TL E-Ticaret’in gelişimi

2011 Anneler Günü İnternet Satışları %11 Artışla 278 Milyonu Geçti 6-8 Mayıs 2011 tarihinde internet ve telefon gibi kanallar üzerinden yapılan doğrudan pazarlama sektörünün cirosu, bir önceki haftanın aynı dönemi olan 29 Nisan-1 Mayıs 2011 tarihi ile karşılaştırıldığında yüzde 11 oranında artış göstererek 278 milyon 657 bin 862 TL’ye ulaştı. Bu yıl anneler gününde internet üzerinden verilen siparişlerde, İstanbul, Ankara ve Eskişehir başı çekti. Bankalararası Kredi Merkezi [BKM], Anneler Gününde (6-8 Mayıs 2011 tarihleri arası) internet satış rakamlarını bir basın bülteni ile açıkladı. E-Ticaret’in gelişimi

Ticaret öncesi firmaların elektronik ortamda bilgilenmesi ve araştırma yürütmesi, ( Pazarlama – Mal veya Hizmet Hakkında Bilgi Alma ) Firmaların elektronik ortamda buluşması, – Ödeme sürecinin yerine getirilmesi, Taahhüdün yerine getirilmesi, mal veya hizmetin müşteriye teslimi, satış sonrası bakım, destek, vb. hizmetlerin temin edilmesi . E-Ticaret’in aşamaları

Telefon Faks Televizyon Uydu alıcıları (Örn: digitürk) Bilgisayar Elektronik Ödeme ve Para Transfer Sistemleri Ödeme Teknolojileri Kredi Kartları Akıllı Kartlar (Smart Cards) Elektronik Veri Değişim Sistemleri (EDI): ticaret yapan iki kuruluş arasında bilgisayar ağları aracılığıyla insan faktörü olmaksızın bilgi belge değişimi sağlayan sistemdir. Internet Intranet (Lokal internet) WAP E-Ticaret’de kullanılan araçlar

Alıcı Satıcı Üretici Bankalar Komisyoncular Sigorta Şirketleri Nakliye – Kargo Şirketleri Özel Sektör Bilgi Teknolojisi – Yazılım Şirketleri Sivil Toplum Örgütleri (Tüketiciyi Koruma Derneği, Odalar v.b.) Üniversiteler Onay Kurumları, Elektronik Noterler Dış Ticaret Müsteşarlığı Gümrük Müsteşarlığı Diğer Kamu Kurumları E-Ticaret’de taraflar

Satış : Şirketler kendi kurumsal siteleri üzerinden ürün satarlar; Wallmart, Adidas,Nike, Teknosa…gibi İşlem, Komisyon : Satılan/kiralanan ürün üzerinden komisyon alınır; sahibinden, hepsiburada, biletix, yemeksepeti… gibi Üyelik : Servisi sağlayan, belirli dönem bazında üyelik ücreti alır; siberalem, ihale vs. E-Ticaret’de gelir modelleri

Reklam : Popüler web sayfaları, sayfa üzerine ücretli (banner) reklam alırlar; mynet, superonline, milliyet.. Entegrasyon : Kendi üzerinden, diğer web sayfalarına geçiş sağlayarak gelir elde ederler, google’a (adwords / adsense) yönlenen kişisel ve kurumsal siteler.. Diğer : Bazı şirketler belirli bir bedel karşılığı, oyun oynatabilir, canlı spor karşılaşması izletebilir; Msn.espn.go.com.. E-Ticaret Gelir Modelleri

B2B (Business To Business) Şirketler Arası Elektronik Ticaret B2C (Business To Consumer / Customer) Şirket-Tüketici Arası Elektronik Ticaret B2G (Business To Goverment) Şirket-Kamu İdaresi Arası Elektronik Ticaret C2G (Consumer / Customer To Goverment) Tüketici-Kamu İdaresi Arası Elektronik Ticaret E-Ticaret Türleri
1. Şirketler Arası (B2B- Business To Business) Elektronik Ticaret : En yaygın kullanılan elektronik ticaret şeklidir. Şirket içi veya şirketler arası yapılan ticarettir. Elektronik Veri Değişimi (Electronik Data Interchange) olarak da adlandırılmaktadır. Firmaların elektronik ortamda tedarikçiye sipariş vermesi, faturalarını temin etmesi ve bedellerini ödemesi bu bölümde değerlendirilmektedir. Şirketler Arası B2B
2. Şirket-Tüketici Arası Elektronik Ticaret (B2C-Business to consumer / costumer) : Elektronik ticaretin en çok bilinen türüdür. Sanal Mağaza uygulamaları ile İnternette firmalar elektronik ortamda; bilgisayardan otomobile, kitaptan pizzaya birçok ürünün doğrudan tüketiciye satışını yapmaya başlamıştır. Yaygın GSM kullanımı ile birlikte wap teknolojisi de gelişmekte olup, yer ve zaman gibi kısıtlar olmaksızın elektronik ticaret yapılan uygun bir ortam haline gelmiştir .

B2C Şirket Tüketici Arası

A. KATALOG HİZMETİ B2B siteleri, şirketlere kendilerini ve ürünlerini tanıtıcı gerçek hayatta potansiyel müşterilere gönderdiğiniz kataloglardan ya da broşürlerden farkı olmayan online kataloglar sağlar.

B. ALIM SATIM HİZMETLERİ B2B sitelerinin önemli bir bölümü, üyelerine kendi aralarında online ticaret yapma olanağı sağlayarak alıcı ile satıcı şirket arasındaki alışverişe ilişkin bütün süreçler elektronik ortamda gerçekleşir. C. MÜZAYEDE HİZMETLERİ B2B Sitelerinin bir çoğu tıpkı bireysel tüketicilere yönelik açık artırma sitelerinde olduğu gibi açık artırma (ya da eksiltme) yapılmasına imkan tanır. B2B şirketten şirkete gerçekleşen açık artırma ile şirketlerin stoklarında kalan ürünleri satma, ya da toptan ticarete yönelik özel kampanyalar yapma fırsatını sunar. D. BİLGİ DEĞİŞ TOKUŞU HİZMETİ B2B sitelerinin en temel işlevi ise, bu siteler aracılığıyla bir araya gelen şirketlerin birbirlerini alım satım taleplerinden haberdar etmeleridir. Bu niteliğiyle sektörlere yönelik şeffaflığı artıran elektronik pazar yerleri, fiyat seviyelerinin de optimum biçimde oluşmasını sağlarlar. B2B Ne sunar?
15. Satış – Pazarlama ( Sales Channels and Agregators ) Grup Satışı – www. pencere.com.tr | www.bayinet.com.tr Tedarik Zinciri – Satınalma ( Supply Chain / Procurement Aggregators ) Grup Satınalma – www.tedarikmerkezi.com | www.oteltedarik.com www.tedarik.com Al – Sat e-Ticaret Pazar Yerleri ( Buy/Sell Marketplaces ) 2- Yönlü İhale Siteleri – www. alibaba .com Teknik Hizmetler ( Technical Services) www.toolwire.com Bilgi Hizmetleri ( Information Services) Teknik Destek Hizmetleri – technet.microsoft.com B2B Örnekleri
16. B2B Örnekleri
17. Online “eTail” Stores (Elektronik Perakende – Mağaza) www.ceptikla.com – www.hepsiburada.com – www.estore.com.tr – www.boyner.com.tr Online auctions (Açık Artırma) www.ebay.com – www.gittigidiyor.com.tr Travel services (Seyahat Hizmetleri) www.expedia.com – www.travelocity.com – www.biletix.com.tr – www.superbilet.com – www.tatil.com Financial Services (Finansal Hizmetler) Personal Services (Bireysel Hizmetler) Employment (İnsan Kaynakları) www.kariyer.net Legal (Hukuk) – Medical (TIP) – Publishing (Basın) B2C Örnekleri
18. Potansiyel tüketicinin dünyanın her yanından pazara sunulan ürünler hakkında bilgi sahibi olmasını Yeni üreticilerin dünya pazarına girmesini Daha düşük fiyatlı ve kaliteli ürünlerin pazara girmesini Üreticiler arasında rekabetin artmasını Ticari ürünlerin maliyetinin düşmesini Ürün seçeneklerinin artmasını Ürün kalitesinin yükselmesini Daha hızlı bir şekilde ödeme ve teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlar E-Ticaret’in firmaya avantajları
19. İnternet, firmaların iş yapma şeklini de değiştirmektedir;
20. E-Ticaretin iş hayatına etkilerinden biri, KOBİ’lere büyük firmalarla eşit şartlarda rekabet etme imkanı sağlamasıdır.
21. E-Ticaret’in maliyete etkileri % 67-71 0.65-1.10 USD 2.22-2.32 USD Fatura Ödemesi % 97-99 0.20-0.50 USD 15 USD Yazılım % 50 200-300 USD 400-700 USD Hayat Sigortası Poliçesi % 89 0.13 USD 1.8 USD Bankacılık Hizmetleri % 87 1 USD 8 USD Uçak Bileti Rezervasyonu Tasaruf % E-Ticaret Maliyeti Geleneksel Maliyet Sektör
22. İnternet sayesinde firmalar müşterilerine dünyanın her yerinde 7gün 24 saat hizmet verebilirler. İnternette sanal mağaza açmanın maliyeti fiziksel bir mağaza açmanın maliyetine kıyaslandığında oldukça düşüktür. Daha hızlı bir şekilde ürün geliştirilmesi, test edilmesi ve müşteri ihtiyaçlarının tespit edilmesi mümkün kılındığından, talebe karşı arz tarafı daha hızlı uyum göstermektedir. Etkin tanıtım, sınırsız ulaşım sayesinde global tüketici ağı ile firmalar yüksek satış hacmi elde ederler. E-Ticaret’in firmaya avantajları
23. Tüketici, evinden, işyerinden veya herhangi bir yerden internete bağlanarak zaman ve mekân kavramı olmaksızın her zaman her yerden alışveriş yapabilir. İnternette alışveriş kolay ve eğlencelidir. Tüketici, internetteki pek çok ürün arasından kendisi için en uygun ürünü karşılaştırma yaparak seçer ve hızlı bir şekilde satın alma işlemini gerçekleştirir. E-Ticaret’in firmaya avantajları
24. Teknolojik alt yapı Bilgisayar, ağ alt yapısı, yazılım ve internet Para Gerekli teknolojik alt yapıyı sağlamak, çalışanların eğitimi ve çoğu zaman teknik konuların outsource edilmesi (dış kaynaklar ile yapılması) Zaman e-Ticaret ya da e-iş alt yapısının hazırlanması için gerekli Personel e-ticaret ve e-iş planlarının hazırlanması, şirket içi ve online kullanıcılara destek verilmesi E-Ticaret Gerekenler
25. 1- Firmanızın sattığı ürünleri rakip firmalardan farklı ve cazip hale getirebilir misiniz? Daha ayrıntılı ürün bilgileri Daha iyi ve kullanışlı bir içerik Cazip indirim ve fırsat kampanyaları Daha hızlı ürün nakliyesi Daha iyi müşteri desteği 7/24 Hizmet verme Anlık Stok Bilgisi paylaşma Müşteriyi daha iyi tanıma E-Ticarete hazır mısınız?
26. 2- Rakip firmaların e-ticaret sektöründeki pozisyonu nedir? Rekabete hazır mısınız? Rakip firmaların web sitelerini ziyaret edin, Hizmet anlayışlarını kontrol edin Ürün yelpazeleri içindeki hangi ürünlerin satışını sanal mağazalardan yapıyorlar, Fiyatları karşılaştırın , Sanal mağazalarında üstün oldukları noktaları belirleyin Yurtdışındaki benzer siteleri ziyaret edin E-Ticarete hazır mısınız?
27. 3- Hedef müşteri kitlenizi belirleyin? Hedef kitlenin Internet erişimi var mı? Hedef kitle grupları kimler? Erkek, kadın, gençler, iş adamları, sporcular, bayiler, v.b. Ne gibi faktörler müşterileri sanal mağazanıza çekebilir? Hedef kitlenizi yurt içinde mi, dünya çapında mı düşünüyor musunuz? E-Ticarete hazır mısınız?
28. 4- E-ticaret işine giriş amaçlarınızı belirleyin . Satışlar ile gelir yükseltmek, Markayı güçlendirmek, Maliyetleri düşürmek, Müşteri ilişkilerini güçlendirmek, Daha iyi rekabet etmek Yeni bir Satış Kanalı Açmak Yeni bir ödeme alternatifi sunmak E-Ticarete hazır mısınız?
29. 5-Internet üzerinden satmayı düşündüğünüz ürünleri belirleyin. Tüm ürünlerinizi mi yoksa belir bir kısmını mı satmayı düşünüyorsunuz? E-ticaret avantajlarından yararlanarak ne oranda cazip kampanyalar yapabilirsiniz? Ürünler hakkında broşür veya katalog benzeri bilgi verici yazılı dokümantasyonunuz var mı? E-Ticarete hazır mısınız?
30. 6-Satış personeliniz bu sektöre girmeye hazır mı? En az bir adet yabancı dil bilen (İngilizce) bir personeliniz var mı? Sanal mağaza işletim prosedürü hakkında yeterli bilginiz var mı? Sanal mağazanızın projesini yürütecek çözüm ortağınız sanal mağaza işletimi için personel eğitimi veriyor mu? E-Ticarete hazır mısınız?
31. 7-Satın almayı veya kiralamayı düşündüğünüz mağaza yazılımı hakkında yeterli araştırma yaptınız mı? Mağaza arka ofisi web tabanlı mı? Kullanımı kolay mı? Diğer dilleri destekliyor mu? Müşterilerin siparişlerini nasıl takip ediyorsunuz? Müşteri ve satış kayıtları tutuluyor mu? Faturalandırma, envanter kontrolü gibi işlemleri otomatik olarak yapabiliyor mu? Ürün arama fonksiyonu güçlü mü? E-Ticarete hazır mısınız?
32. Tanımlama Amaç ve hedefler belirlenmeli, iş süreçleri öğrenilmeli, şirket ihtiyaçlarına yönelik bir çözüm önerilmeli Tasarım Kapsam ve projenin detaylı gereksinimleri planlanmalı – teknik alt yapı (yazılım ve donanım) ve projenin hedeflerinin gerçekleşmesi için ihtiyaç duyulan alt yapının planlanması Geliştirme Tasarım planına göre uygulamanın ve alt yapının oluşturulması ve elektronik ticaret uygulaması ile mevcut sistemlerin entegre edilmesi ve başarılı bir şekilde kurulumun gerçekleşmesi için gereken konuların belirlenmesi Kurulum Mantıklı bir sürede gerçekleştirmenin sağlanması, E-ticaret sitesinin yönetimi, bakımı ve destek prosedürlerinin oluşturulması ve planlandığı gibi E-ticaret fonksiyonlarının yerine getirilmesi E-Ticaret’de uygulama adımları
33. Üst yöneticilerin katılımının eksikliği Elektronik ticaret ve işi, klasik ticaretin yerine düşünmek Kendi başına yapmak Pazar talep ve fırsatlarına yavaş tepki vermek Tamamen dış kaynakla ( o utsourcing ) yapmak Elektronik ticaret, finans ve kaynak planlama uygulamaları arasındaki ilişkiyi yanlış anlamak. E-Ticaret’de sık yapılan hatalar
34. Ülkemizde KOBİ’lerin E-Ticarete Yönelimin Önündeki Engeller Kuruluş Maliyetleri İnsan Kaynaklarındaki Eksiklik Sağlanacak Faydanın Belirsizliği Sınırlı Bilgi Düzeyi E-Ticaretin Öneminin Henüz Yeterince Fark edilememiş Olması E-Ticaret’in engelleri
35. Öneri: KOBİ’ler bir araya gelerek e-pazaryerleri oluşturabilirler… Yeni başlayanlar için E-Ticaret yönetimi Electronic Market (Pazar yeri) Satıcı 1 Satıcı 2 Satıcı 3 Tüketici Ürün Dağıtım Ağı Tüketici Tüketici
36. İnternette sanal mağaza için gereken teknik altyapı; İnternet üzerinden satış, ürün/hizmet, cari ve stokları takip edebileceğiniz web tabanlı bir web sitesi Güvenilir bir yer sağlayıcı hizmeti (Hosting, reseller veya server) SSL sertifikası IP tahsisi VPOS (Sanal Pos) hizmeti. (Çalıştığınız banka üzerinden) EFT / Havale yapılabilecek banka hesabı (PTT Bank) Teknik eğitim (1 saat ile 1 hafta arası) Sanal Mağaza Açalım.
37. 1- İşyeri site adres(ler)i ne(ler)dir? 2- İşyerinin sitesinde ürün kataloğu ve alışveriş sepeti bulunmakta mıdır? 3- İşyerinin sitesindeki linkler çalışıyor mu? 4- Sitede yer alan logo ve markalar ile ilgili firmanın yetkileri var mıdır? 5- İşyerinin web sitesinde tüketici hakları (iade, iptal ve garanti koşulları) konusundaki içerik var mıdır? 6- Teslimat’a ilişkin bilgiler yer almakta mıdır? 7- İşyeri sitesinde “gizlilik taahhüdü ve güvenlik politikası” var mıdır? Sanal Pos Almak için gerekenler – 1
38. 8- İşyerinin sitesinde sattığı ürünler Türk kanunlarına uygun mudur? (Örnek vermek gerekirse; porno, kumar, uyuşturucu ve ateşli silah gibi fiziksel dünyada yasak olan tüm ürünlerin satışı Türk iye Cumhuriyeti Kanunları’na göre özel hükümlere tabidir.) 9- İşyeri sattığı ürünlere ilişkin tam açıklamaları sitesine koymuş mudur? (Örnek; 120 voltluk bir ürünü Avrupa’dan alan bir kişi ürünü teslim aldığında itiraz edecektir.) 10- İşyeri adı, adresi, telefon ve faks numarası ile e-mail adres(ler)i sitede yar almakta mıdır? 11- İşyeri birden fazla sitesinde aynı Sanal POS ile satış yapacak mıdır? 12- İşyeri döviz ile satış yapacak mıdır? Yapacaksa satış kuru nedir? Örnek; Türkiye’de USD ile satış yapan birinin TL’ye dönüşümler sonucunda kart sahibi ekstresine farklı tutarlar gideceğini bilmesi ve kart sahibine gerekli uyarıları yapması gerekmektedir. 13- Döviz üzerinden satış yapacak işyeri müşterilerine TL olarak fiyat göstermekte midir? Sanal Pos Almak için gerekenler – 2
39. 1- Alan adı (Domain): 12 $ 2- Web barındırma hizmeti (Hosting): 50 $ 3- Web sitesi (Online shop) Ücretsiz yazılımlar (scriptler): 0 $ Ücretli yazılımlar: 500-1200 $ Profesyonel yazılımlar: 5000 > $ 4- SSL sertifikası: 65 $ 5- SSL için IP adresi: 15 $ 6- SSL kurulumu: 50 $ 7- Sanal POS için yıllık : 100 $ (Bankaya göre değişmektedir.) B2B ve B2C modelleri için maliyet analizi
40. Projenizin ihtiyaçlarına, bütçesine, olmazsa olmaz özelliklerine, teknik bilginize ve daha birçok kritere göre seçeceğiniz e-ticaret sistemi değişiklik gösterir. E-Ticaret Sistem, seçerken;
41. 1) Ücretli E-ticaret Paketleri Kiralanan E-ticaret Paketleri: Aylık ya da yıllık bir ücret karşılığı kiralayarak kullanacağınız ve genellikle kiralayan şirketin sunucularında barındırılacak modeldir. Avantajları: Teknik maliyet ya da teknik bilgi neredeyse gerektirmez, güncellemeler kiralayan şirket tarafından yapılır, güvenlik kiralayan şirketin sorumluluğudur, giriş maliyeti düşüktür, teknik destek imkanı vardır ve genellikle fiyata dahildir. Dezavantajları: Tasarım ve teknik olarak esnekliği sınırlıdır, belirli büyüklükten sonra sunulan özellikler yetersiz kalabilir, üçüncü parti yazılımlara (muhasebe, stok yönetimi, vs) entegrasyonunda limitler olabilir. E-Ticaret Sistemi Seçerken 3 ana alternatif 1.a.
42. 1) Ücretli E-ticaret Paketleri Satın Alınan E-ticaret Paketleri: Satın alıp, kendi sunucularınızda barındırdığınız e-ticaret paketleri bu modele dahildir. Genellikle bir sefer satın alma/lisans ücreti ve yıllık olarak güncellemelere ulaşım için bir ücret ödenir. Avantajları: Genellikle bütün koda ulaşabileceğiniz için tasarım ve teknik olarak daha esnektir, satın aldığınız şirket ücretli ya da ücretsiz teknik destek sunar. Dezavantajları: Giriş maliyeti yüksektir, güvenlik ve bakım maliyetleri genellikle size aittir, güncellemeleri kendiniz uygulamanız gerekir. E-Ticaret Sistemi Seçerken 3 ana alternatif 1.b.
43. 2) Ücret siz E-ticaret Paketleri Açık Kaynak Ücretsiz Çözümler: Tamamen ücretsiz sunulan ve bütün kodu açık kaynak olarak hazırlanmış e-ticaret sistemleri/scriptleri bu kategoriye girer. Avantajları: Giriş maliyeti, ücretli/ücretsiz tema çeşitleri, esneklik (teknik bilginize göre dezavantaja da dönüşebilir). Dezavantajları: Güvenlik sorunu, teknik maliyetler, destek sorunu, güncellemeler size aittir ve ücretsiz çözümler ücretlilere göre daha sık güncellenir E-Ticaret Sistemi Seçerken 3 ana alternatif 2.a.
44. 2) Ücret siz E-ticaret Paketleri Yarı Açık/Kapalı Kaynak Ücretsiz Çözümler: Genellikle şirketler tarafından sunulur. Bir e-ticaret sitesinin temel işlevlerini barındırır. Ekstra fonksiyonellik ve esneklik için genellikle ücretli plugin ve add on’lar sunarak gelir modeli oluşturmuştur. Avantajları: Giriş maliyeti, teknik destek (genellikle sunan şirket ücretli verir). Dezavantajları: Esneklik, teknik maliyetler, güncellemeler genellike size aittir, ya da ekstra bir ücret karşılığı sunulur E-Ticaret Sistemi Seçerken 3 ana alternatif 2.b.
45. 3) Kişiye Özel E-ticaret Çözümleri (Custom Solutions) Custom Çözüm Sunan Şirketler: Custom çözüm sunan şirketler genellikle enterprise level dediğimiz, belirli bir büyüklüğe gelmiş e-ticaret şirketlerine, %100 şirketin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış ve planlanmış çözümler sunarlar. Avantajları: Esneklik, Ölçeklenebilir (scalability), üçüncü parti yazılımlara tam entegrasyon (ERP veya spesifik bütün yazılımlara full entegrasyon), güvenlik. Dezavantajları: Maliyet doğal olarak hazır paketlerden daha yüksektir, Sistemi size özel hazırlayan şirkete uzun vadeli ticari bağımlılık konusu başta planlanmalıdır. E-Ticaret Sistemi Seçerken 3 ana alternatif 3.a.
46. 3) Kişiye Özel E-ticaret Çözümleri (Custom Solutions) Kendi Geliştireceğiniz E-ticaret Altyapısı: Avantajları: Esneklik, Ölçeklenebilir (scalability), üçüncü parti yazılımlara tam entegrasyon (ERP veya spesifik bütün yazılımlara full entegrasyon), güvenlik. Dezavantajları: Maliyet en büyük dezavantajdır. Kendi yazılımınızı kullanıyorsanız teknik ekip kurmanız kaçınılmaz olabilir . E-Ticaret Sistemi Seçerken 3 ana alternatif 3.b.
47. Karar vermeniz gereken en önemli nokta SEO performansı yüksek bir alan adı mı tercih etmelisiniz yoksa marka olmaya yatkın bir alan adı mı? Eğer projenizi dikey bir konuda kurgulayacaksanız, yani spesifik bir ürün ya da ürün grubunda uzmanlaşma yoluna gidecekseniz alan adınızın SEO uyumlu olmasında fayda var. Muhtemelen müşteri profiliniz sizi marka bilinirliğiniz için değil sunduğunuz ürün ve fiyat avantajı için tercih edecekler. Bu durumda sunduğunuz ürünle ilgili araştırma içinde olan herkes potansiyel müşteriniz ve sizi mutlaka bulmaları gerekli. Bu durumda ürün grubunuzla ilgili sıkça aratılan kelimeleri analiz ederek bu kelimeleri barındıran alan adları bulmak faydanıza olacaktır. Örneğin kalem satışı yapacağınız bir site kuracaksanız, alan adınız içerisinde “kalem” kelimesinin geçmesi arama motoru performansı ile size büyük artı sağlayacaktır. Alan adı seçimi;
48. E-Ticaret konusundaki çözümlerimizi size sunabilmek için; Murat YILMAZ [email_address] projeleri .com Çözüm;
Eticaret from Pazarlama Projeleri

Uzaydan, Kablosuz Enerji Transferi Mümkün mü?

kablosuz_enerji

Enerjinin kablosuz olarak aktarımı 200 yıla aşkın bir süredir üzerinde kafa yorulan bir düşünce olmasına rağmen hala hazırda çözümünü etkin olarak yaşama geçiremediğimiz en önemli sorunlarımızdan birisi. Tesla ile başlayan bu serüven, teknolojinin çok disiplinli bir alan olarak yön almasıyla önemini giderek artırmış, farklı disiplinlerin ortak bir çalışma alanı haline gelmiştir. Dahası ileride yaşanabilecek muhtemel sorunların çözümü olarak gösterilen bir takım önerilerin hayata geçirilmesinde kablosuz enerji aktarımı önemli rol oynamaktadır. Örneğin yaşanan enerji darboğazıyla birlikte elektrikli araçlar geleceğimiz için olmazsa olmaz hale gelirken, beraberinde şöyle bir soru da getiriyor: Kim aracını prize takıp şarj etmek ister ki? Bu yüzden enerjinin kablosuz aktarımı sadece kendi içinde değil, diğer birçok alanla birlikte değerlendirilmesi gereken bir olgu. İnsanoğlunun bu zorlu olguyla mücadelesi Tesla’nın büyük gayretine rağmen sonuçlanmamış, aradan geçen uzun yıllar sonra Intel ve Sony ile devam etmiş, nihayetinde ilk somut başarı 2007 yılında MIT profesörlerinden oluşan bir takım tarafından elde edilmiştir. Çalışmaların sonuçları şu anda küçük ölçekli olsa da kablosuz enerjinin geleceği için büyük umutlar vaat ediyor.

Nikola Tesla (Sırpça: Никола Тесла; 10 Temmuz 1856, Smiljan – 7 Ocak 1943, New York), Sırp asıllı Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanıdır. Aslında dünyadaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek birçok ‘kullanılan ve kullanılmayan’ deneye/buluşa da imza atmasına rağmen, ders kitaplarında adı nadiren geçer. Özellikle ‘elektriğin kablosuz taşınabilmesi’ gibi bir buluşu ve bunu kanıtlaması onun ne kadar benzersiz bir mucit olduğunu açıklar. Edison ile arasında amansız bir bilimsel mücadele geçmiştir. Elektrik üzerine yaptığı sayısız deneyler ve buluşlar vardır. 7 Ocak 1943 yılında kendisine ait 26 ülkede toplam 300’e yakın patent’i bulunmaktadır.

Her ne kadar bilim-kurgu projesi gibi düşünülse de, Japonya 2030’a kadar uzayda güneş enerjisi toplamaya ve bunu lazer ışını veya mikrodalga kullanarak Dünya’ya “zaplamaya” kararlı görünüyor.

Bu amaçla endüstri şirketlerini ve bilim adamlarını bir araya toplayarak milyarlarca dolarlık temiz enerji kaynağını gelecekte hayata geçirmek isteyen Japon hükümeti, Uzay Güneş Enerjisi Sistemi projesi çerçevesinde, Dünya’nın atmosferinin dışındaki yörüngeye yerleştirilecek birkaç kilometrekare büyüklüğündeki bir fotovoltaik çanak sayesinde güneş ışınlarını toplamayı planlıyor.

Uzayda dünyadakinden en az 5 kat daha güçlü güneş enerjisi, güneş hücrelerinde toplandıktan sonra, yeryüzüne lazer kümeleri veya mikrodalga halinde ışınlanacak.

Japon uzay ajansı Jaxa’nın 1998’den beri 130 bilim adamıyla yürüttüğü projenin hayata geçirilmesi amacıyla Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı ile Bilim Bakanlığı, geçen ay bir adım daha adım atarak, aralarında Mitsubishi Electric, NEC, Fujitsu ve Sharp şirketlerinin de bulunduğu, yüksek teknoloji üreten bazı firmaları projeye dahil etti.